BURDUR’DA EL EMEĞİ SERGİSİ: HER ÜRÜNÜN ARKASINDA BİR YAŞAM HİKÂYESİ VAR

BURDUR’DA EL EMEĞİ SERGİSİ: HER ÜRÜNÜN ARKASINDA BİR YAŞAM HİKÂYESİ VAR

BURDUR’DA EL EMEĞİ SERGİSİ: HER ÜRÜNÜN ARKASINDA BİR YAŞAM HİKÂYESİ VAR

Burdur’da Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında açılan Halk Eğitim Merkezi sergisi, kursiyerlerin yıl boyunca emek vererek hazırladığı ürünlerle ziyaretçilerini ağırladı. Dikişten nakışa, çantadan geri dönüşüm çalışmalarına kadar uzanan geniş yelpazede hazırlanan eserler, sadece el işi değil aynı zamanda hayat hikâyelerini de ortaya koydu.

Sergi salonunda ürünlerinin önünde duran kursiyerler, Çağdaş Burdur Gazetesi muhabirine bir yandan eserlerini anlatırken bir yandan da kursların hayatlarına nasıl dokunduğunu paylaştı.

El emeği ürünler, yaşam hikâyeleriyle buluştu

Emekli sınıf öğretmeni Zeynep Ak, emekli olduktan sonra boş zamanlarını değerlendirmek için Halk Eğitim kurslarına katıldığını söyledi. Ak, “Emekli öğretmenim, boş vakitlerimi değerlendirmek için kurslara katıldım. Bir şeyler üretmeye çalışıyoruz hem vakit geçiriyoruz hem de üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

Üç yıldır kurslara devam ettiğini belirten Ak, el işi dikiş yaptığını söyleyerek, “Kendime elbise dikiyorum, çevreme de dikiyorum” dedi

Görsel sanatlar öğretmeni Handan Dilbaz, iki yıldır Halk Eğitim kurslarına katıldığını belirterek punch (panç) nakışlıyla tanışma sürecini anlattı. Dilbaz, “Özel bir iğnesi var, özel bir kasnağı var, özel ipleri var. Her türlü iple yapılabiliyor ama bu boyuta gelebilmesi için özel kasnağı kullanılıyor. Onu aldım, özel iğneleri aldım. Kendi resim bilgilerimi de katarak ortaya bunlar çıktı” ifadelerini kullandı.

Üç yıl önce bir boşluk anında hobi olarak başladığını söyleyen Şadiye Buldu ise çanta yapım sürecini şöyle anlattı: “Tığ işi, kağıt ip ve makrome ipi kullanarak çantalar yapıyorum. Bir boşluk sırasında hobi şeklinde başladım, sevdim ve ilerlettim.”

Nejla Kaya ise yaklaşık üç aydır kursa katıldığını belirterek sergideki çalışmalarını anlattı. Kaya, “El sanatlarımız, çantalarımız, tel kırmalarımız gibi çeyizlik ürünlerle katıldık. Sergilerin bu şekilde olması gayet güzel. Kadınların kendini göstermesi, el emeklerini sergilemesi çok güzel” dedi. Kaya ayrıca sergilerin kadınların kendini göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

Geri dönüşümle sanata dönüşen çalışmalar

Kübra Güzel, üç yıldır Halk Eğitim Merkezi kurslarına katıldığını belirterek geri dönüşüm çalışmalarına dikkat çekti. Güzel, “Doğal bambudan ürünler çıkartıyoruz, tel kırma yapıyoruz, Arnavut işi yapıyoruz. Eski dantelleri değerlendiriyoruz, tablo haline getiriyoruz” diye konuştu.

Uzun yıllardır kurslarla iç içe olduğunu söyleyen Emel Özkum ise hayatının büyük bölümünü bu üretim sürecine ayırdığını belirtti. Özkum, “Oğlum 4 yaşındayken başladım, şimdi 26 yaşında. Boyamayla başladım, öyle devam ediyoruz. Ev hanımı olduğum için zamanı boşa geçirmeyi sevmiyorum. Burada boş oturmaktansa üretmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Özkum ayrıca kurslarda abajur, yemek takımları, supla ve runner yaptığını belirterek, “Bu sene daha farklı bir sergi olmuş, ürünlerimizi daha iyi sergileme imkânı bulduk” dedi.

Son olarak Özkum, kursların sosyal yönüne de dikkat çekerek, “Televizyon izleyen hanımlara sesleniyorum; televizyonu kapatıp kurslara gelsinler. Psikolojik olarak da çok iyi geliyor. Burada kardeş gibi oluyoruz” dedi.

Dikiş-nakış kursiyeri Gülçin Terzi, sergide yer alan ürünlerin yoğun emekle ortaya çıktığını belirterek, “El becerim bunlara yatkın. Kızıma nakış yaptım, çantalar yaptık, dikişlerde etek, bluz, ceket gibi ürünler dikiyoruz. Herkes elinden geleni yapmış, dolu dolu bir sergi olmuş” dedi.

“Başlamak en zor adım”

3,5 yıldır kurslara devam eden Hürmüz Güzel ise sergiye hem emek hem duygu kattı. Güzel, “Dikişi çok seviyorum. Sanki hipnotize olmuş gibi başladıktan sonra devam ediyorsunuz. Burdur’dan gidiyorum, bırakacağım için üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Güzel, kursların hayatındaki yerini anlatırken, “Ben yapamam demesinler, bir işe başlasınlar. Başlamak çok zor ama başladıktan sonra devamı geliyor” diye konuştu.

Gençlerin de ilgisi artıyor

Nadide İnci ise Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğunu belirterek boş günlerinde kursa katıldığını söyledi. İnci, “Akrabalarımın da kursa gitmesiyle ilgim vardı. Hocaya sordum, kabul etti ve başladım. Tel kırma, Arnavut işi, hesap işi yaptım” dedi. İnci ayrıca sergi için, “Hocamız ve kursiyerler çok güzel işler çıkarmış, çok beğendim” ifadelerini kullandı.

Sergi alanında bir araya gelen kursiyerler, el emeğinin sadece ürün değil aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı.

Beyza Nur AKÇAY